Mevzuat ve Kanunlar Sayfasına Dönmek İçin Tıklayınız.

KAT MÜLKİYETİ İLE İLGİLİ KANUNLAR
KAT MÜLKİYETİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN TASARISI
Madde 1-
23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3 üncü
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kat
mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan anagayrimenkulün
bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre
hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa
payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle
kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak
tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi,
arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir.
Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca tahsis edilen arsa
payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana gelen çoğalma veya
azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü madde hükmü saklıdır.
Kat
irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapı kullanma izin
belgesi alındıktan sonra arsanın malikinin veya kat irtifakına sahip
ortak maliklerin veya bunlardan birinin tapu idaresine yapacağı istem
üzerine, bu Kanunda gösterilen şartlar uyarınca, kat mülkiyetine
çevrilir.”
Madde 2-
634 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine,
“Temeller ve ana duvarlar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşıyıcı
sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin
parçası diğer elemanlar,” ibaresi eklenmiştir.
Madde 3-
634 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kat
mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan aynı
nevideki birden fazla bağımsız bölüm veya bir yapının otel, iş veya
ticaret yeri gibi iktisadî açıdan veya kullanma bakımından bütünlük
arz eden birden çok katı veya bölümü, kat mülkiyeti kütüğüne tek
bağımsız bölüm olarak tescil edilebilir. Böyle bir tescilin
yapılabilmesi için, buna uygun değişiklik projesinin ve yapı kullanma
izin belgesinin Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olması gereklidir.”
“Gelirinin ortak giderlere harcanması için veya başka bir amaçla ortak
yararlanmaya tahsis edilen bağımsız bölümlerin malik hanesine,
bunlardan yararlanan “bağımsız bölümlerin numaraları” yazılmak
suretiyle kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilir. Bu husus bağımsız
bölümlerin beyanlar hanesinde gösterilir.”
Madde 4-
634 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde
11- Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, Tapu Sicili Tüzüğüne göre tutulacak
kat mülkiyeti kütüğüne tescil olunur. Bu Kanunda aksine hüküm
olmadıkça, tescille ilgili genel hükümler, kat mülkiyeti kütüğüne
yapılacak tescillerde de uygulanır.
Henüz
kadastrosu yapılmamış olan yerlerde kat mülkiyeti, Tapu Sicili
Tüzüğündeki formüle göre, ayrıca tutulacak Kat Mülkiyeti Zabıt
Defterine tescil olunur.”
Madde 5-
634 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde
12- Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat mülkiyetine
çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarının
aşağıda yazılı belgeler ile birlikte tapu idaresinde istemde bulunması
gerekir.
a)
Anagayrimenkulde, yapı veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı
bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız
bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı
arsa payları ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı da açıkça
gösterilmek suretiyle, proje müellifi mimar tarafından yapılan ve
anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanan,
yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca onaylanan mimarî proje ve birden
çok yapılarda yerleşimlerini gösteren vaziyet plânı ile yapı kullanma
izin belgesi,
b)
Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı
halinde bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki esaslar
çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya malikler
tarafından imzalanmış bir yönetim plânı.”
Madde 6-
634 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sözleşme düzenlenince anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu tapu kütüğü
sayfasındaki mülkiyet hanesine “Bu gayrimenkulün mülkiyeti kat
mülkiyetine çevrilmiştir.” ibaresi yazılarak, sayfa anagayrimenkulün
leh ve aleyhine tesis edilecek irtifak hakları dışındaki işlemlere
kapatılır ve kat mülkiyetine konu olan her bağımsız bölüm, kat
mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına o bölüme bağlı arsa payı ve
anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütükteki pafta, ada, parsel,
defter ve sayfa numaraları gösterilmek suretiyle tescil edilir;
anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütük sayfasına da, bağımsız
bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki defter ve sayfa numaraları
işlenmek suretiyle, kütükler arasında bağlantı sağlanır.
Anagayrimenkulün sayfasında evvelce mevcut olan haklara ait sicil
kaydı, irtifak hakları hariç, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti
kütüğündeki sayfasına geçirilir. Anagayrimenkulün mülkiyetinin kat
mülkiyetine çevrilmesinden sonra, anagayrimenkulün leh ve aleyhine
tesis edilecek irtifak hakları da anagayrimenkulün tapu kütüğü
sayfasına tescil edilir ve kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesinde
belirtilir.”
Madde 7-
634 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
“Henüz
yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat
irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için o arsanın
malikinin veya bütün paydaşlarının buna ait istem ile birlikte 12 nci
maddenin (a) bendine uygun olarak düzenlenen proje ve plân ile (b)
bendindeki yönetim plânı ile diğer belgeleri tapu idaresine vermeleri
lazımdır. Kat mülkiyetine geçişte ayrıca yönetim plânı istenmez.”
“Yapıları tamamlanmış olan kat irtifaklı anagayrimenkulde, yapı
kullanma izin belgesinin alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde kat
mülkiyetine geçilmesi zorunludur. Belirtilen süre içinde kat irtifak
hakkı sahiplerinden birinin veya varsa yöneticinin yazılı uyarısına
rağmen, kat mülkiyetinin kurulması için tapu idaresine verilmesi
gereken 12 nci maddede yazılı belgelerden eksik olanları tamamlamaktan
veya imzalanması gerekenleri imzalamaktan kaçınan kat irtifak hakkı
sahiplerinden her biri, kendine ait her bağımsız bölüm için bin Yeni
Türk Lirası idarî para cezası ödemekle yükümlüdür. Bu para cezası,
anagayrimenkul belediye sınırları içinde ise belediye, belediye
sınırları dışında ise mülkî amir tarafından verilir.
İdarî
para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden
itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz
edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini
durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret
görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede
sonuçlandırılır. Verilen idarî para cezası 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil
olunur.”
Madde 8-
634 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kat
maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin yazılı rızası olmadıkça
anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik
renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve
tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya
bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya
anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit
edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve
tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası
aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek
nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar
ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı
yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar
vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.”
Madde 9-
634 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
yer alan “koruma” kelimesinden sonra gelmek üzere, “,güçlendirme”
kelimesi eklenmiştir.
Madde
10- 634 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4721
sayılı Türk Medenî Kanununun 893 üncü maddesinin son fıkrası hükmü
burada da uygulanır.”
Madde
11- 634 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci
fıkrasına,“tesislerin yeniden yapılması” ibaresinden sonra gelmek
üzere “ile yapı güvenliğiyle ilgili olarak yapılması gerekli görülen
teknik incelemeler” ibaresi eklenmiştir.
Madde
12- 634 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu gibi
bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin dava
tarihindeki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin diğer kat
maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için davanın açılması,
aksi kararlaştırılmış olmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa
payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. Bu karara rağmen kat
maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki kat
malikleri açar ve hâkim hüküm vermeden önce devir bedelinin ileride
hak sahibine ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesaba
yatırılması ve makbuzunun ibrazı için davacılara resen belirleyeceği
uygun bir süre verir. Devir bedelinin süresi içinde yatırıldığına
ilişkin belge ibraz edildiğinde ve davanın kabulü halinde hâkim,
davalının bağımsız bölümünün mülkiyetinin davayı açmış olan kat
maliklerine arsa payları oranında devredilmesine ve devir bedelinin
işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verir.”
“Bu
maddedeki dava hakkı, devir konusunda kat maliklerince alınan dava
açma kararının öğrenilmesi tarihinden başlayarak altı ay ve her halde
dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa veya
dava sebebi ortadan kalkmışsa düşer.”
Madde
13- 634 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Kat
irtifakı sahiplerinden biri kendine düşen borçları, noter aracılığıyla
yapılan ihtara rağmen, bu ihtar tarihinden başlayarak iki ay içinde
yerine getirmezse diğerlerinin yazılı istemi üzerine hâkim, onun arsa
payının ve kat irtifakının dava tarihindeki değeri karşılığında, öteki
paydaşlara, arsa payları oranında devrine karar verir.”
Madde
14- 634 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının sonuna
aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“İlk
toplantı ile ikinci toplantı arasında bırakılacak zaman yedi günden az
olamaz.”
Madde
15- 634 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Yeter
sayı sağlanamadığı için ilk toplantı yapılamazsa, kararlar en geç
onbeş gün içerisinde yapılacak ikinci toplantıya katılanların oy
çokluğuyla verilir.”
Madde
16- 634 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kat
malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına
katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat
maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya
katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay
içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde
anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası
açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla
hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden
birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir
sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve
yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya
kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine
başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir.”
“Tespit
edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlerden, aynı
mahkemece, beş günden az ve doksan günden fazla olmamak üzere
belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen
miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın para cezası olarak
alınmasına kesin olarak hükmolunur. Bir gün karşılığı para cezasının
hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükmü
uygulanır.”
Madde
17- 634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin son fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Yöneticinin ad ve soyadı ile iş ve ev adresinin anagayrimenkulün
kapısı yanına veya girişte görülecek bir yere çerçeve içinde asılması
mecburîdir. Bu yapılmazsa, yöneticiden veya yönetim kurulu üyelerinin
her birinden, ilgilinin başvurması üzerine aynı mahkemece, beş günden
az ve altmış günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının
bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle
hesaplanan meblağın para cezası olarak alınmasına kesin olarak
hükmolunur. Bir gün karşılığı para cezasının hesaplanmasında 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükmü uygulanır.”
Madde
18- 634 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“Kat
malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler
kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen
yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı
temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilmesi
suretiyle açılabilir. Yönetici, açılan davayı bütün kat maliklerine ve
ada veya toplu yapı temsilciler kuruluna duyurur. Kurul kararının
iptali halinde bu konudaki yargılama giderleri ortak giderlerden
karşılanır.”
Madde
19- 634 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son
cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bildirmeyenlerin yeniden yaptırmak istemedikleri kabul olunur ve
onların arsa payları, değeri karşılığında bölümlerini yeniden
yaptırmak isteyenlere öncelikle devredilir.”
Madde
20- 634 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İmar
Kanunu hükümlerine göre ortaklaştırma halinde, ortaklaştırılan
gayrimenkuller arasında kat mülkiyetine tâbi gayrimenkul varsa ve
ortaklaştırma, 9/11/1985 tarihinden önce ise 6785 sayılı İmar
Kanununun 46 ncı maddesi, bu tarihten sonra ise 3194 sayılı İmar
Kanununun 16 ncı maddesi gereğince ortaklığın giderilmesi hususunda
bütün malikler anlaştıkları takdirde, ortaklığın giderilmesi bu
anlaşma hükümlerine göre yapılır.
Böyle
bir anlaşmaya varılamazsa, her gayrimenkulün ortaklaştırmadan önceki
geçer değerleri, birinci fıkrada sözü geçen madde hükümlerine göre
ortaklığı gidermekle görevli sulh mahkemesince ayrı ayrı takdir
edilerek, bunlara Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan üretici
fiyat endeksi uygulanmak suretiyle her bir gayrimenkulün dava tarihi
itibarıyla ulaştığı değerleri tespit edildikten sonra, bunlardan
değeri en fazla olan gayrimenkulün malikine, öteki gayrimenkulleri bu
değerle satın almasını teklife karar verilir ve bu teklif kabul edilip
bedel ödenince ortaklık giderilmiş olur.”
Madde
21- 634 sayılı Kanuna 65 inci maddeden sonra gelmek üzere “Toplu
Yapılara İlişkin Özel Hükümler” başlıklı “DOKUZUNCU BÖLÜM” altında
aşağıdaki maddeler eklenmiş, mevcut 66 ve 67 nci maddeler, 75 ve 76
ncı maddeler olarak teselsül ettirilmiştir.
“DOKUZUNCU BÖLÜM
Toplu
Yapılara İlişkin Özel Hükümler
Kapsam
Madde
66- Toplu yapı, bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir
onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı
tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile
bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok
yapıyı ifade eder.
Toplu
yapı kapsamındaki imar parsellerinin bitişik veya komşu olmaları
şarttır. Ancak bu parseller arasında kalan ve imar planına göre yol,
meydan, yeşil alan, park, otopark gibi kamuya ayrılan yerler için bu
şart aranmaz. Toplu yapı kapsamındaki her imar parseli, kat
irtifakının veya kat mülkiyetinin tesisinde ayrı ayrı dikkate alınır.
Ancak, toplu yapı birden fazla imar parselini içeriyorsa, münferit
parseller üzerinde toplu yapı hükümlerine tâbi olacak şekilde kat
mülkiyeti ilişkisi kurulamaz.
Yapılar
tamamlandıkça, tamamlanan yapılara ilişkin kat irtifakları kat
mülkiyetine çevrilebilir.
Ortak
yerler
Madde
67- Toplu yapı kapsamında olup, bütünüyle bu kapsamdaki bağımsız
bölümlerin ortak kullanma ve faydalanmasına tahsis edilmiş bulunan
parsellerin malik hanesine, tahsis edildikleri toplu yapı kapsamındaki
diğer parsellerin ada, parsel, blok ve bağımsız bölüm numaraları
gösterilmek suretiyle tapu siciline kaydedilir ve bu suretle tahsis
edildikleri parsellerde bulunan bağımsız bölümlerin ortak yeri olur.
Toplu
yapı kapsamında bulunan birden çok yapının ortak sosyal ve alt yapı
tesisleri bulundukları parsel veya yapıya bakılmaksızın, tahsis
edildikleri bağımsız bölümlerin ortak yeri sayılır.
Vaziyet
plân ve projeleri
Madde
68- Toplu yapılarda; yapıların konumları, ortak nitelikteki yerler ve
tesisler, bunların kullanılış amaç ve şekilleri, toplu yapı
kapsamındaki parsel veya parsellerin tamamını kapsayacak şekilde, bir
bütün olarak ilgili makamlarca onaylanmış imar plânı hükümlerine uygun
olarak hazırlanmış vaziyet planında ve projelerde belirtilir.
Kamuya
ayrılan yerlerin düzenlenmesi, işletilmesi ve bakımı, bu konuda
yetkili kamu kurumu ile mutabakat sağlanması hâlinde, kamunun
kullanımını kısıtlamamak şartıyla toplu yapı yönetimince
üstlenilebilir.
Toplu
yapı uygulamasında, kat mülkiyetinin ve kat irtifakının tesisine,
aranacak belgelere, tapuda yapılacak işlemlere ilişkin hususlar,
Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
Yönetim
Madde
69- Toplu yapı kapsamında bulunan parsel ve parsellerdeki birden çok
bağımsız bölümü kapsayan ana yapıda ortak yerleri bulunan blok
yapıların her biri, kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak
yerlere ilişkin olarak, o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden
oluşan blok kat malikleri kurulunca yönetilir. Bir parselde blok
niteliğinde olmayan yapılar varsa veya bu nitelikteki yapılarla blok
yapılar aynı parselde yer alıyorsa, kendi sorunlarına ve o parsele ait
ortak yerlere ilişkin olarak, o parselde bulunan bağımsız bölüm
maliklerinden oluşan kat malikleri kurulunca yönetilir. Yönetim
plânında blokların ve blok niteliğinde olmayan yapıların idare tarzı
ayrıca belirtilir.
Bir
adada birden çok parsel yer alıyorsa, adayı oluşturan parsellere ait
ortak yerler, o adada bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan ada
kat malikleri kurulunca yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların
emredici hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu kurul tarafından
kararlaştırılır. Bu yetki, yönetim plânında ada temsilciler kuruluna
verilebilir. Yönetim plânında başka türlü düzenlenmemişse, ada
temsilciler kurulu, blok yapılarda her blokta bulunan bağımsız bölüm
maliklerince seçilen blok yöneticileri ve blok niteliğinde olmayan
yapıların bağımsız bölüm maliklerince seçilen temsilcilerden oluşur.
Ada temsilciler kurulu üyelerinin sayısı ve nasıl seçileceği toplu
yapının özelliği dikkate alınarak yönetim plânında belirtilir. Ada
temsilciler kurulunda bu yöneticiler ve temsilciler yönettikleri ve
temsil ettikleri bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına sahiptirler.
Toplu
yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesisler, bu kapsamda yer alan
bağımsız bölüm maliklerinden oluşan toplu yapı kat malikleri kurulunca
yönetilir ve yönetim tarzı, kanunların emredici hükümleri saklı kalmak
şartıyla, bu kurul tarafından kararlaştırılır. Bu yetki, yönetim
plânında toplu yapı temsilciler kuruluna verilebilir. Yönetim plânında
başka türlü düzenlenmemişse, toplu yapı temsilciler kurulu, blok
yapılarda her blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerince seçilen blok
yöneticileri ve blok niteliğinde olmayan yapıların bağımsız bölüm
maliklerince seçilen temsilcilerden oluşur. Toplu yapı temsilciler
kurulu üyelerinin sayısı ve nasıl seçileceği toplu yapının özelliği
dikkate alınarak yönetim plânında belirtilir. Toplu yapı temsilciler
kurulunda bu yöneticiler ve temsilciler yönettikleri ve temsil
ettikleri bağımsız bölüm sayısı kadar oy hakkına sahiptirler.
Yönetim
plânı ve değiştirilmesi
Madde
70- Toplu yapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamını kapsayan bir
tek yönetim plânı düzenlenir. Yönetim plânı, toplu yapı kapsamındaki
bütün kat maliklerini bağlar. Yönetim plânının değiştirilebilmesi
için, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri
bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün oyu şarttır.
Geçici
yönetimle ilgili yönetim plânı hükümleri, toplu yapı alanındaki
bağımsız bölüm maliklerinin beşte dördünün oylarıyla değiştirilebilir.
Yönetici
ve denetçi atama
Madde
71- Yönetim plânında başka türlü düzenlenmedikçe, blok kat malikleri
kurulu blok için, blok niteliğinde olmayan yapıların yer aldığı
parseldeki kat malikleri kendilerine özgülenen ortak yer ve tesisler
için, toplu yapı temsilciler kurulu ise toplu yapı kapsamındaki bütün
ortak yapı, yer ve tesisler için yönetici ve denetçi atar.
Blok
yöneticisi ve denetçisi, bloktaki kat maliklerinin; blok niteliğinde
olmayan yapıların ortak yer ve tesisleri için yönetici ve denetçi, bu
yapılardaki kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından çoğunluğu
tarafından seçilir. Toplu yapı kapsamındaki bütün ortak yapı, yer ve
tesisler için yönetici ve denetçi ise, toplu yapı temsilciler kuruluna
katılan yönetici ve temsilcilerin, yönettikleri ve temsil ettikleri
bağımsız bölüm sayısının salt çoğunluğunun oyu ile atanır.
Ortak
giderlere katılma
Madde
72- Toplu yapı kapsamındaki belli bir yapıya veya yapıların sadece
birkaçındaki kat maliklerinin ortak kullanım ve yararlanmasına tahsis
edilmiş ortak yer ve tesislere ilişkin ortak giderler, o yapılardaki
kat malikleri tarafından, bütün bağımsız bölümlerin ortak kullanım ve
yararlanmasına tahsis edilmiş tesis ve yerlere ilişkin ortak giderler
ise bütün kat malikleri tarafından karşılanır.
Blok kat
malikleri, toplu yapı temsilcileri ve geçici yönetim kurulu kararları,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.
Kat
malikleri, toplu yapı kapsamındaki ortak yapı, yer ve tesisler
üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya bunların başka bir
parselde veya kamuya ait alanlarda bulunduğunu veya bağımsız
bölümlerinin veya kendilerinin durumu dolayısıyla bunlardan
faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle
toplu yapı ortak gider payını ve toplanacak avansı ödemekten
kaçınamazlar.
Geçici
yönetim
Madde
73- Yönetim plânında toplu yapı temsilciler kurulu oluşuncaya kadar,
bu kurulun görevlerini üstlenmek, yetkilerini kullanmak ve kurulun
oluşması için gerekli girişim ve çağrılarda bulunmak üzere, bir geçici
yönetim kurulması öngörülebilir. Bu takdirde yönetim plânında geçici
yönetimin nasıl oluşacağına ve ne zamana kadar devam edeceğine ilişkin
hükümlere yer verilir. Geçici yönetim en geç toplu yapının bitimini
izleyen bir yıl sonrasına kadar devam edebilir. Bu süre, herhalde
toplu yapı kapsamındaki ilk yapı ruhsatının alınmasından itibaren on
yıl geçmekle sona erer.
Uygulanacak diğer hükümler
Madde
74- Bu bölümde öngörülen özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu
Kanunda yer alan bütün hükümler, toplu yapılar hakkında da aynen veya
kıyas yoluyla tatbik edilir.”
Madde
22- 634 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“Geçici
Madde 3- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kat irtifakı
kurulmuş ve üzerindeki yapılar tamamlanıp yapı kullanma belgesi
alınmış bulunan anagayrimenkullerde, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç iki yıl içinde kat mülkiyetine geçilmesi
zorunludur. Bu anagayrimenkullerde yapı kullanma izninin alındığı
tarihten itibaren tahakkuk eden vergi, resim ve harçlar kat
mülkiyetine geçiş işlemleri sırasında cezasız olarak tahsil edilir.
Belirtilen süre içinde kat irtifak hakkı sahiplerinden birinin veya
varsa yöneticinin, kat mülkiyetinin kurulması için gerekli olan
belgelerden eksik olanların tamamlanması için diğer kat irtifak hakkı
sahiplerinden her birine yazılı bildirimde bulunmasına rağmen,
gereğini yerine getirmeyen kat irtifak hakkı sahiplerinden her biri,
kendine ait her bağımsız bölüm için iki bin Yeni Türk Lirası idarî
para cezası ödemekle yükümlüdür. Bu para cezası, anagayrimenkul
belediye sınırları içinde ise belediye, belediye sınırları dışında ise
mülkî amir tarafından verilir.
İdarî
para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden
itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz
edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini
durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret
görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede
sonuçlandırılır. Verilen idarî para cezası 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil
olunur.”
Madde
23- 634 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin son fıkrası ile ek 3 üncü
maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici
Madde 1- Bu Kanun gereğince hazırlanması gereken yönetmelik, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde hazırlanır.
Geçici
Madde 2- 13/04/1983 tarihli ve 2814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce kat irtifakı kurulmuş binalarda yönetim plânı olmasa
dahi 12 nci madde hükümlerine göre kat mülkiyeti kurulur.
Madde
24- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde
25- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL
GEREKÇE
Nüfusun
hızla artması, arsa fiyatlarının özellikle şehirlerde küçük müstakil
ev yapımına imkân vermemesi, kanun koyucuyu, çeşitli ülkelerde olduğu
gibi, Ülkemizde de, kat mülkiyetini düzenlemeye, bir yapının ayrı ayrı
ve başlı başına kullanılmaya elverişli kat, daire, dükkan gibi
bağımsız bölümlerinin müstakil mülkiyete konu olmasını kabule
zorlanmış ve bu amaçla hazırlanan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 2
Ocak 1966 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Kat
Mülkiyeti Kanunu hazırlanırken, uygulamada, belli bir arsa (parsel)
üzerinde yapılmış veya yapılacak birden çok bağımsız bölümü kapsayan
tek bir yapı söz konusu olmakta ve bütün olarak yer ve tesisler tek
parsel ve tek yapı içinde yer almaktaydı. Bu nedenle, Kat Mülkiyeti
Kanununda da, bağımsız bölümler üzerindeki mülkiyet hakkı, ortak
yerler ve onlardan faydalanma, anagayrimenkulün yönetimi, ortak
giderlere katılma gibi hususlar düzenlenirken tek parsel, tek yapı
düşüncesinden hareket edilmiştir.
Kırsal
kesimden şehirlere yönelik göçün hızla artması, şehir nüfusunun çok
kısa sürede büyük artışlar kaydetmesi, gecekondu olayının yanında,
parseller üzerindeki yapıların çok sayıda bağımsız bölümü kapsayan
büyük blok inşaata dönüşmesi ve bazen de aynı parselde, ortak alt
yapı, yer ve tesislere sahip birden çok blok yapının yer alması
sonucunu doğurmuştur. Kat Mülkiyeti Kanunu hazırlanırken öngörülmemiş
olan bu durum, uygulamada özellikle yönetim ve ortak giderlere katılma
açısından sorunlar ortaya çıkarmıştır. Kanun koyucu bu sorunlara belli
ölçüde de olsa bir çözüm getirmek amacıyla, 13/4/1983 tarihli ve 2814
sayılı Kanunla, Kat Mülkiyeti Kanununa “Birden çok yapılarda
uygulanacak özel hükümler” başlığı altında ek 3 üncü maddeyi ilâve
etmiştir.
“Toplu
yapı” uygulamasının yaygınlaşması ile birlikte, “bir arsa üzerindeki
birden çok yapı”ya ilişkin getirilen hüküm de yetersiz kalmıştır.
Toplu yapıda, zorunlu olarak kamuya bırakılmış yol, park, ortak yer ve
tesisleri olan birden çok yapının farklı parseller üzerinde inşa
edilmesi sonucunu getirmiştir. Tek parsel esası üzerinden düzenlenmiş
bulunan kat mülkiyeti rejimimiz, farklı parseller üzerinde inşa
edilmiş, ortak yer ve tesisleriyle birbirleriyle bağlantılı birden çok
yapının, sayıları yüzlerle, bazen binlerle ölçülen bağımsız bölümün
uygulamada mülkiyet, yönetim, ortak gider gibi konularda ortaya
çıkardığı sorunlara cevap verecek çözümleri kapsamamaktadır.
Toplu
yapı uygulamasının ortaya çıkardığı çok yönlü sorunların çözümlenmesi,
bugün gelinen noktada, Kat Mülkiyeti Kanununda yeni ve belli ölçüde
ayrıntılı düzenlemelere yer verilmesini zorunlu kılmaktadır.
Diğer
yandan; şehirlerdeki nüfusun büyük artışlar kaydetmesi, hızla çoğalan
ve kat mülkiyetine tâbi olan binaların doğal afetler gözardı edilerek
yapılması sonucunu doğurmaktadır. Doğal afetlerin başında ise deprem
tehlikesi ve bunun yeterince ciddiye alınmaması gelmektedir. Bu
tehlikenin önlenmesi amacıyla, öncelikle yeni yapıların tabiat ve
çağın gereklerine uygun şekilde yapılmasını sağlamak, sonra da mevcut
yapı stokumuzu, muhtemel tehlikeleri dikkate alarak incelemek ve
yeterli şartları taşımayanları belirleyerek bunları sağlamlaştırmak
gerekmektedir. Özellikle mevcut yapılarda, gerekli tespit ve
sağlamlaştırma çalışmalarını yapabilmek için, birden çok bağımsız
bölümü kapsayan binaların bazı bölümlerinin ortak yerlerden sayılması,
bu yerin tamirat giderlerine bütün kat maliklerinin katılması ve
bağımsız bölümlerden birinde yapı güvenliğiyle ilgili teknik
çalışmalar yapılırken gerektiğinde diğer bağımsız bölüm malikinin
kendisine ait kısma girilmesine izin verme zorunluluğuna ilişkin
hükümlerin Kanuna ilâve edilmesi gerekmektedir.
Bürokrasinin azaltılmasına ilişkin çalışmalar sonucunda, kat
mülkiyetinin kurulması aşamasında gerekli olan ancak, uygulamada
ihtiyaç duyulmayan ve vatandaşa ek külfet getiren binaya ait fotoğraf
ile her bağımsız bölümün arsa payını, kat, daire, iş bürosu gibi
nevini ve bunların birden başlayıp sıra ile giden numarasını, varsa
eklentisini gösteren ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları
tarafından imzalanan listenin noterden tasdik edilmesi zorunluluğu
ortadan kaldırılarak hem uygulamaya hem de vatandaşa kolaylık
sağlanmıştır.
Kat
Mülkiyeti Kanununda değişiklik öngören bu Tasarıda toplu yapıya
ilişkin özel hükümlerin bir arada bulunmasının uygulamada sağlayacağı
kolaylık dikkate alınarak ve Kanunun yapısını korumanın daha doğru
olacağı düşünülerek “toplu yapıya ilişkin özel hükümler”e ayrı bir
bölüm içinde yer verilmiştir.
Tasarıda, toplu yapıya ilişkin özel düzenlemeler yanında, uygulamada
gerek mevcut binalardaki yapı güvenliği gerekse varolan diğer
eksiklikleri, belirsizlikleri ve hakkaniyete aykırılıkları gidermeye
yönelik olarak Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlükteki bir kısım
maddeleri değiştirilmiş, Kanuna yeni maddeler ilave edilmiş ve bazı
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece, Kat Mülkiyeti Kanununda
varolan eksiklik ve belirsizlikler giderilerek uygulamada birlik ve
uyum sağlanmış, geciktirilmesi ileride telafisi güç ya da kat
malikleri açısından menfi durumlar yaratacak veya hasar ve zararlara
yol açabilecek durumlara ilişkin düzenlemeler yapılarak sorunlara daha
adil ve hakkaniyete uygun çözümler getirilmiştir.
MADDE
GEREKÇELERİ
Madde 1-
Madde ile, kat mülkiyeti ve kat irtifakına konu olan bağımsız
bölümlerin arsa paylarının tespiti, mülkiyet sahiplerinin kişisel
beyanlarına bağlı olarak değil, proje müellifi uzmanlaşmış mimar veya
mühendislerin teknik bilgilerine göre ve bağımsız bölümlerin konumu
ile büyüklükleri esas alınarak hesaplanan değerleriyle oranlı olarak,
projesinde tahsis edilen arsa paylarının açıkça gösterilmesi
suretiyle, arsa paylarına dayalı hak kayıplarının önlenmesi ile kat
mülkiyetine geçişte yazılı istem zorunluluğunun kaldırılması
amaçlanmıştır.
Madde 2-
Madde ile, kat mülkiyetine tâbi olan binalardaki taşıyıcı sistemi
oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar gibi sistemin parçaları,
anagayrimenkulün ortak yerlerinden sayılmak suretiyle, ana yapının
tamamını etkileyen sonuçlar doğurabilecek yerlerde kat maliklerinin
bağımsız hareket etmelerinin önlenmesi amaçlanmıştır.
Madde 3-
Madde ile, bir yapının, otel, işyeri gibi, iktisadi açıdan veya
kullanma bakımından bütünlük arz eden birden çok kat veya bölümünün
aynı nev’iden olması şartıyla tek bağımsız bölüm olarak tescil
edilebilmesine imkan sağlanmıştır. Ancak tescilin yapılabilmesi için
buna uygun değişiklik projesinin ve yapı kullanma izin belgesinin Tapu
Sicil Müdürlüğüne verilmesi hükme bağlanmıştır.
Ortak
yararlanmaya tahsis edilen bağımsız bölümlerin malik hanesine
“bağımsız bölümlerin numaraları” yazılmak suretiyle tescil
edilebileceği öngörülmüş, bu suretle, bu bağımsız bölümlerin mülkiyeti
belli bir şahsa değil, diğer bağımsız bölümlere bağlanmıştır. El
değiştiren bağımsız bölümlerin yeni maliklerinin kendiliğinden, ortak
yararlanmaya tahsis edilen bağımsız bölümün de müşterek maliki
olmaları sağlanmıştır. Böylelikle ortak yararlanmaya tahsis edilen
bağımsız bölümlerle ilgili olarak eşyaya bağlı mülkiyet hükümlerinin
uygulanması amaçlanmaktadır.
Madde 4-
Madde ile, e-devlet projesi çerçevesinde, Tapu ve Kadastro Bilgi
Sisteminin (TAKBİS), Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ve Merkezi Nüfus
İdaresi Sisteminin (MERNİS) entegre olarak kullanılabilmesi ve
TAKBİS’in bütün dünya tarafından kabul gören veri modelinde üretimi
için, her bağımsız bölümün ayrı bir sayfada tescili ile ayrı bir veri
dosyasında saklanması gerektiğinden buna ilişkin düzenleme
yapılmıştır.
Madde 5-
Madde ile, uygulamada ihtiyaç duyulmayan ve vatandaşa da ek külfet
getiren, binaya ait fotoğraf ile listenin noterden tanzim edilmesi
zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Böylece hem uygulamaya hem de
vatandaşa kolaylık sağlanması hedeflenmiş olup, varolan istem ve
belgeler listesi tamamen kaldırılmayarak projesinde, projeyi
düzenleyen ve konusunun uzmanı mimar tarafından yapılan ve yetkili
kamu kurum ve kuruluşu tarafından onaylanarak hak kaybına da sebebiyet
verilmeden kat mülkiyeti tesisine kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.
Madde 6-
Madde ile, bir parseldeki blok veya bloklarda bulunan bağımsız bölüm
sayısındaki büyüklüğün uygulamada yaratacağı güçlük dikkate alınarak,
anagayrimenkule ilişkin irtifak haklarında; örneğin geçit hakkında,
kat mülkiyeti kütüğünde her bağımsız bölüm için ayrı ayrı açılmış
sayfalar yerine, anagayrimenkulün kapatılan sayfasının esas alınması
yoluna gidilerek; irtifak haklarının tapu kütüğü sayfasına tescil
edilmesi ve kat mülkiyeti kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmesi
esası getirilmiştir.
Madde 7-
Madde ile, yapı kullanma izin belgesi alınmış ve tamamlanmış bulunan
kat irtifaklı anagayrimenkullerin, eşya hukukunda asıl olan kat
mülkiyetine geçilmesi için yapı kullanma izin belgesinin alındığı
tarihten itibaren bir yıllık süre verilmiş olup, bu süre içinde kat
irtifak hakkı sahiplerinden birinin veya varsa yöneticinin yazılı
uyarısına rağmen kat mülkiyetinin kurulması için tapu idaresine
verilmesi gereken 12 nci maddede yazılı belgelerden eksik olanları
tamamlamayan veya imzalanması gerekenleri imzalamayan kat irtifak
hakkı sahipleri için idarî para cezası düzenlenmiş olup, bu para
cezasının, kat mülkiyetine geçişte etkin ve yerinden denetimi
gerçekleştirmek amacıyla anagayrimenkulün bulunduğu yere göre belediye
veya mülkî amir tarafından verilmesi ve para cezasının 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca
tahsil olunması hükme bağlanmıştır.
Madde
ile verilecek idarî para cezalarına ilişkin tebligatın nasıl
yapılacağı, tebliğ tarihinden itibaren ne kadar süre içinde, hangi
mahkemeye itiraz edileceği, itiraz üzerine mahkemece verilen
kararların niteliği ve mahkemenin inceleme usulü düzenlenmiştir.
Ayrıca,
madde ile 12 nci maddede yapılan değişikliğe paralel değişiklik
yapılmıştır.
Madde 8-
Madde ile, kat malikleri arasında çıkan uyuşmazlıklar ile ilgili
olarak uygulamada maliklerin rızalarının varlığının tespiti konusunda
sık sık ispat sorunu yaşandığından bu konudaki sıkıntıları gidermek
için “rıza”nın yazılı olarak verilmiş olması hususu düzenlenmiş, ancak
başkaca bir şekil şartı aranmamıştır.
Ana
taşınmazın ortak yerlerinde yapılacak “onarım” bütün kat maliklerinin
rızası ile yapılabilmektedir. Ancak, çok özel durumlarda ortak yer ve
tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya
bölümlere zarar vermesi ve acilen onarılması gerekmesi veya anayapının
güçlendirilmesinin zorunlu olması ve bu durumun mahkemece tespit
edilmiş olması halinde; onarım ve güçlendirmenin esas projesine veya
tekniğine uygun biçimde yapılması hususunda kat maliklerinin tamamının
rızasının aranmayacağına ilişkin hüküm getirilmiştir.
Madde 9-
Madde ile, muhtemel afetler ve özellikle depremlerde can kaybı ve
ekonomik kayıpların önlenmesi bakımından, yapının güçlendirilmesi için
yapılacak harcamalar anagayrimenkulün genel giderleri arasına ilâve
edilmiştir.
Madde
10- Madde ile, Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte var
olan 17/2/1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile yürürlükten
kaldırılmıştır. Bu nedenle Kat Mülkiyeti Kanununun 22 nci maddesinde
ifade edilen ve yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenîsinin 807 nci
maddesinin yerini 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 893 üncü maddesi
almış olduğundan bu husus düzenlenmiştir.
Madde
11- Madde ile, anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden birinde yapı
güvenliğiyle ilgili olarak yapılması gerekli görülen teknik inceleme
ve çalışmalar sırasında, gerektiğinde diğer bağımsız bölüm malikinin
kendisine ait kısma girilmesine izin verme zorunluluğu getirilerek,
özellikle mevcut yapılarda gerekli tespit ve sağlamlaştırma
çalışmalarının yapılabilmesine imkân sağlanması amaçlanmıştır.
Madde
12- Madde ile, kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmeyen
kat malikleri hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin dava tarihindeki
değerinin o kat malikine ödenerek, bu mülkiyetin diğer kat
maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için açılacak davanın,
aksi kararlaştırılmış olmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa
payı çoğunluğuyla karar verilmesi hususu ile yargılama sürecinin
sonucunda verilecek devir kararının kesinleşmesinin uzunca bir zaman
alacağı olasılığı ve taşınmaz mal fiyatının kısa zamanda büyük bir
hızla yükseldiği dönemlerde dava tarihindeki bedeli esas almak ve
davanın sonunda bu bedelin ödenmesine karar vermenin davalının
mağduriyetine yol açabileceği ihtimali nedeniyle hâkimin hüküm
vermeden önce devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmek üzere
bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılması gerektiği hususu
düzenlenmiştir.
Ayrıca,
madde ile dava açma süresinin başlangıcı olan “sebebin öğrenildiği”
şeklindeki bir tarihin, belirsiz ve duraksamaya yol açan bir ifade
olması nedeniyle dava hakkının doğması anının saptanmasında yaşanan
güçlüklerin ortadan kalkması yönünde “sebebin öğrenilmesi” yerine
devir konusunda kat malikleri kurulunca alınan “dava açma kararının
öğrenilmesi”, dava açma süresinin başlangıcı olarak düzenlenmiştir.
Böylece kat malikleri kurulunca devir davası açılmasına ilişkin
kararın verildiği tarih “dava hakkının doğumu”na başlangıç tarihi
kabul edilecektir. Ayrıca dava sebebinin ortadan kalkmasının süreye
bağlı olmaksızın tek başına da dava hakkını düşüreceğine açıklık
getirmesi amacıyla fıkra metnindeki “ve” bağlacı “veya” olarak
değiştirilmiştir.
Madde
13- Madde ile, devir bedelinin saptanmasında, “o zaman”ın hangi zaman
olduğunun anlaşılamaması nedeniyle “o zamanki” ifadesi “dava
tarihindeki” olarak değiştirilmiştir.
Madde
14- Madde ile, ilk toplantıda yeter sayı sağlanamadığında, ilk
toplantı ile ikinci toplantı arasında bırakılacak en az zaman
aralığını gösteren süre belirlenmiştir.
Madde
15- Madde ile ilk toplantıda yeter sayı sağlanamadığında ikinci
toplantının en az yedi gün sonra yapılması hususu bir önceki madde ile
düzenlendiğinden, ikinci toplantının en geç ne zaman yapılacağı
düzenlenmiştir.
Madde
16- Madde ile, kat malikleri kurulu kararları aleyhine kurul
toplantısına katılmayan veya katılıp da aykırı oy kullanan kat
maliklerinin, kurul kararları aleyhine gayrimenkulün bulunduğu yerdeki
sulh mahkemesine iptal davası açma hakkı düzenlenmiştir. Ancak, böyle
bir davanın açılması için belli bir süre koşulu getirilmiştir. Böylece
uygulamadaki kat malikleri kurulunca alınan bir kararın üzerinden
yıllar geçtikten ve gerekleri yerine getirildikten çok sonra açılan
iptal davaları sebebiyle ortaya çıkan anlaşmazlıkların önüne geçilmek
istenmiştir.
Ayrıca,
maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen para cezasının miktarı, günün
ekonomik koşulları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi
dikkate alınarak değiştirilmiştir. Para cezasının belirlenmesinde her
ne kadar Türk Ceza Kanununa atıf yapılmış ise de, söz konusu para
cezası, hukuk mahkemesi tarafından verilen disipliner ve tazmini
nitelikte bir para ceza olup, sabıka kaydına da geçmeyecektir.
Madde
17- Madde ile, öngörülen para cezasının miktarı, günün ekonomik
koşulları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi dikkate
alınarak değiştirilmiştir. Para cezasının belirlenmesinde her ne kadar
5237 sayılı Türk Ceza Kanununa atıf yapılmış ise de, söz konusu para
cezası, hukuk mahkemesi tarafından verilen disipliner ve tazmini
nitelikte bir para ceza olup, sabıka kaydına da geçmeyecektir.
Madde
18- Madde ile, kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu
yapı temsilciler kurulu kararlarına karşı açılacak iptal davalarına
işlerlik kazandırmak üzere, karara katılan bütün kat maliklerinin,
toplu yapılarda ise toplu yapı kat maliklerinin davalı olarak
gösterilme mecburiyeti kaldırılmakta, bunun yerine yönetici aleyhine
dava açılabilmesi esası getirilmektedir. Ayrıca bu konudaki yargılama
giderlerinin, ortak giderlerden karşılanacağı hususu düzenlenmiştir.
Bu hüküm ile uygulamada çok sayıda kat malikinin hasım gösterilmesi
mecburiyetinden doğan güçlüklerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Madde
19- Madde ile, bağımsız bölümleri harap olan kat maliklerinin, bu
bağımsız bölümleri yeniden yaptırmak istediklerini diğer kat
maliklerine altı ay içinde yazılı olarak bildirmedikleri durumlarda,
onların arsa paylarının, değeri üzerinden yeniden yaptırmak
isteyenlere devredileceği hususu düzenlenmiştir.
Madde
20- Madde ile, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılan Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte var olan
9/7/1956 tarihli ve 6785 sayılı İmar Kanununun 46 ncı maddesinin
yerini 3194 sayılı İmar Kanununun 16 nci maddesi aldığından, Kat
Mülkiyeti Kanununun 54 üncü maddesinde ortaklığın giderilmesine konu
olan gayrimenkul ile ilgili olarak gayrimenkulün ortaklaştırıldığı
tarih itibariyla 6785 sayılı Kanun veya 3194 sayılı Kanunun ilgili
maddelerinin uygulanması düzenlenmiştir.
Ayrıca
madde ile gayrimenkulün ortaklaştırmadan önceki değerinin takdir
edilip, teklifin bu değere göre yapılması, enflasyonun artış
gösterdiği dönemlerde hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkmasına
neden olabileceğinden, gayrimenkulün ortaklaştırmadan önceki geçer
değerine Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan üretici fiyat
endeksi uygulanması hükmü düzenlenmiştir.
Madde
21- Madde ile, 634 sayılı Kanuna 65 inci maddeden sonra gelmek üzere
“DOKUZUNCU BÖLÜM” altında dokuz madde hâlinde “Toplu Yapılara İlişkin
Özel Hükümler” eklenmiştir. Bu maddelere 66’dan 74’e kadar numara
verilmiş, mevcut 66 ve 67 nci maddelerin numaraları 75 ve 76 olarak
değiştirilmiştir.
Madde
66- Toplu yapının kapsamı belirtilmiş, toplu yapının birden çok
parseli kapsaması hâlinde, her parselin kat irtifakının ve kat
mülkiyetinin tesisinde ayrı ayrı dikkate alınacağı belirtilerek Kat
Mülkiyeti Kanununun sistemiyle paralellik sağlanmış, buna karşılık
toplu yapı kapsamındaki bütün parsellerin, kat mülkiyeti rejimine
geçilirken bir bütün olarak işlem görmesi gereği vurgulanmıştır.
Madde
67- Toplu yapı açısından “ortak yerler” kavramı açıklığa kavuşturulmuş
ve özellikle, (park yeri ve okul vs. olarak) toplu yapı kapsamındaki
bağımsız bölümlerin ortak kullanma ve faydalanmasına tahsis edilmiş
bulunan parsellerin mülkiyeti (tapu sicilinde kimin adına tescil
edileceği) sorunu çözüme bağlanmıştır. Getirilen çözümle, bağımsız
bölümlerin el değiştirmesinin ortak yerlere ilişkin düzeni
etkilememesi sağlanmıştır.
Madde
68- Toplu yapı niteliğindeki yapılaşmalarda, yapıların konumlarının,
ortak nitelikteki yerlerin, tesislerin ve bunların kullanılış amaç ve
şekillerinin ilgili makamlarca onaylanmış imar planı hükümlerine uygun
olarak hazırlanmış vaziyet plan ve projeleri, toplu yapıya ilişkin
hükümlerin uygulanmasında hareket noktasını oluşturacaktır.
Kamuya
ayrılan yerlerin bakımı, işletilmesi ve düzenlenmesi, kamunun yararını
kısıtlamamak şartıyla ve yetkili kamu kurumu ile mutabakat sağlanması
halinde toplu yapı yönetimine bırakılabilecektir.
Madde
69- Blok ve blok niteliğinde olmayan yapıların hangileri olacağı
hususu açıklığa kavuşturulmaktadır. Blok yapıların en azından ana
yapıda ortak yerleri bulunan yapılar olduğu belirtilmektedir. Bu
şekilde blok yapı kavramı ile bitişik olarak yapılmış ortak duvar ve
çatılar bulunan ikiz yapılar da anlatılmak istenmiştir.
Toplu
yapılardaki yerlerin yönetiminde, blokların ve toplu yapı kapsamındaki
ortak yapı, yer ve tesislerin yönetimi ayrı ayrı düzenlenmiştir. Blok
yapıların her biri, kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak
yerlere (örneğin bloğun asansörüne, çatısına) ilişkin olarak, o blokta
bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan blok kat malikleri
kurulunca yönetilecektir. Blok niteliğinde olmayan yapılar, blok
yapıları ile aynı parselde yer alıyorsa, kendi sorunlarına ve o
parsele ait ortak yerlere ilişkin olarak, o parselde bulunan bağımsız
bölüm maliklerinden oluşan kat malikleri kurulunca yönetilir.
Bir
adada birden çok parselin yer alması durumunda adayı oluşturan
parsellere ait ortak yerler ile toplu yapı kapsamındaki ortak yapı,
yer ve tesislerin nasıl yönetileceği öncelikle yönetim plânında
belirtilecektir. Yönetim plânında hüküm bulunmayan hâllerde bu görevin
ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kuruluna ait
olacağı vurgulanmaktadır. Kurulların oluşumu, sayı ve seçim usulü
yönetim plânlarında belirtileceği, belirtilmeyen durumlarda oluşumun
nasıl olacağı hususu düzenlenmiştir.
Madde
70- Toplu konut kapsamındaki bütün yapı ve yerler için tek yönetim
plânı öngörülmüş, bu suretle yönetim paralelliği ve bütünlüğü
sağlanmak istenmiştir. Yönetim plânında gelişigüzel değişiklikleri
önlemek için toplu yapı temsilciler kurulunun beşte dördünün onayı
olmadıkça yönetim plânının değiştirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Toplu
yapı temsilciler kurulu oluşuncaya kadar geçen dönemde yönetim
plânında geçici yönetimle ilgili hükümlerde değişiklik ihtiyacı
doğabilir. Bu dönemde ise bu yetki toplu yapı alanındaki kat
maliklerinin beşte dördünün onayına bağlanmıştır.
Madde
71- Yönetici ve denetçi seçimi, bloklar, blok niteliğinde olmayan
yapılar ve toplu yapı kapsamındaki yerler için ayrı ayrı
düzenlenmiştir.
Madde
72- Toplu yapılarda ortak giderlere katılma, ortak gider payının
tespiti ve tahsili uygulamada büyük önem taşır. Konu çeşitli
ihtimaller dikkate alınarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.
Madde
73- Toplu yapı temsilciler kurulu oluşuncaya kadar bir yönetim
boşluğunun meydana gelmemesi için yönetim planında bir “geçici
yönetim”in teşkili öngörülmüş, ancak bu yönetimin devamı da belirli
bir süreye bağlanmıştır.
Madde
74- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki hükümlerin, toplu yapılarda
da uygulanabileceğine açıklık getirilmiştir.
Madde
22- Madde ile uygulamada, kat irtifaklı anagayrimenkullerin yapı
kullanma izin belgesi alınmış ve tamamlanmış olmasına rağmen kat
mülkiyetine geçilmediği, eşyaya bağlı borç niteliğinde olan kat
irtifakının yıllarca devam ettiği görülmekle, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önceki kat irtifaklı yapıların, yürürlük tarihinden
itibaren en geç iki yıl içinde kat mülkiyetine geçilmesi zorunluluğu
getirilmiş, ayrıca bu işlemi yerine getirmeyen kat irtifak hakkı
sahipleri için idarî para cezası düzenlenmiş olup, bu para cezasının,
kat mülkiyetine geçişte etkin ve yerinden denetimi gerçekleştirmek
amacıyla anagayrimenkulün bulunduğu yere göre belediye veya mülkî amir
tarafından verilmesi ve para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil olunması hükme
bağlanmıştır.
Ayrıca,
madde ile verilecek idarî para cezalarına ilişkin tebligatın nasıl
yapılacağı, tebliğ tarihinden itibaren ne kadar süre içinde, hangi
mahkemeye itiraz edileceği, itiraz üzerine mahkemece verilen
kararların niteliği ve mahkemenin inceleme usulü düzenlenmiştir.
Madde
23- Madde ile Kat Mülkiyeti Kanununun 18 inci maddesinin son
fıkrasında “müteselsil sorumluluk” kuralı dışında kalan durumlara
yollama yapılmıştır. Ancak, hükümle “saklı” tutulmak istenen kademeli
sorumluluk esası, 13/4/1983 tarihli ve 2814 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesi ile değişik 22 nci maddede yapılan değişiklik sonucu terk
edilerek, ortak giderlere katılma bakımından da “müteselsil
sorumluluk” getirilmiştir. Böylece, kat maliklerinin borçlarıyla
ilgili genel kuralı düzenleyen 18 inci maddesinin son fıkrası “ölü
hüküm” niteliğine dönüştüğünden madde metninden çıkarılmıştır. Ayrıca,
Tasarı ile toplu yapılara ilişkin ayrıntılı ve yeni düzenlemeler
getirildiğinden bu konuya ilişkin ek 3 üncü madde yürürlükten
kaldırılmıştır.
Geçici
Madde 1- Madde ile Kanun gereğince hazırlanması gereken yönetmeliğin,
Kanunun yayımından itibaren altı ay içinde çıkarılacağı
belirtilmiştir.
Geçici
Madde 1- Madde ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun yürürlüğe
girdiği 2/1/1966 tarihi ile 13/04/1983 tarihli ve 2814 sayılı Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihler arasında tesis edilen kat irtifaklı
taşınmaz mallarda yönetim plânı aranma zorunluluğu olmadan kurulmuş ve
hâlen de yönetim plânı oluşturulamadığından kat mülkiyeti kurulamamış
binaların kat mülkiyetine geçişi amaçlanmıştır.
Madde
24- Yürürlük maddesidir.
Madde
25- Yürütme maddesidir.
Mevzuat ve Kanunlar Sayfasına Dönmek İçin Tıklayınız.